18 Kasım 2016 Cuma

Iyiki dogdun......

Seni seviyorum....
Ama seni...sana ait herseyi yani.....
Sac telinden ayak ucuna kadar vucunda barindirdigin her bir zerreyi...ter kokunu..ten kokunu..ayak kokunu..boynunu...tirnaklarini... o yaşli ellerini ....kollarini..kirpiklerini...bazen pul pul dökülen cildini...saçindaki döneri...sesini....dudaklarini ...şımarmalarini...beni sevme halini...gözlerini...en cokta konusmadan anlasmalarimizi..ayni anda dusunmelerimizi...oturup birlikte yapmaktan keyif aldigi.iz seyleri dusundugumuzde listelere sigdiramamalarimizi 😍
..
HEM ARKADASIM ...HEM SEVGILIM...CANIM CIGERIM...BİRLIKTE VAKIT GECIRIRKEN ZAMANDAN BI HABER OLDUGUM...HER SABAH  YUZUNE UYANMAKTAN MUTLULUK DUYDUGUM...AKLINI ..KALBINI SEVDIGIM....BIRAZ GEC OLMUS AMA IYIKI DOGDUN....

   BUGUN GUNLERDEN GÜZELLİK
SEFA GELDİN HOŞ GELDİN...
AH BU YAGMUR YALNIZLIGIMMIS...
DİNDİM EFENDİM.........💙

15 Kasım 2016 Salı

kısa ..kısa

üç beş bişi karalar içimi dökerim dedim.....dedim ama..sonra tek başına toplaması zor oluyo...kelimelerim kayboluyo...cümlelerim kayboluyo....sevincim kayboluyo...dökülenleri yerine koymakta zorlanıyorum...eteklerimde tutamıyorum artık gülüşlerimi...oturduğum yerden hayatıma bakarken kaybolmuş hissediyorum bazen...olmam gerkenle olduğum yer arasındaki uçurum..ve bu uçurumun kenarında tek başına ayakta kalma çabası beni yormuyo..öldürüyo...kendimi huzurlu..mutlu hissettiğim anlarım ..zamanlarım da elimden alındığında gerçekten çaresiz hissediyorum.....  
       oysa beş çocum var üstüne titrediğim ...kokularına doyamadığım...sesine titrediğim ...yüzüne doyamadığım bi adam var hayatımda...ailem sağlıklı....çok şükürlerim çok var bu hayatta...ama....amalarım ve keşkelerim de var....bazen bıçakla kesip çıkarmak istediğim acılarım ve anılarım var....neyse kısa olsun...öz olsun ..bugün de böle olsun....

6 Ekim 2016 Perşembe

yagmur.....




yagmura en çok yazı yazmak yakışır...nefes almak yakışır...bi parça konyaklı kahve yakışır..likörlü bi çukulata yakışır..sevgilin yakışır...elleri yakışır...uyuyuşunu izlemek yakışır...yemyeşil yapraklar yakışır..salonda uyuduğunu bildiğin bi dost yakışır..köşede okunmayı bekleyen ama bi türlü vakit bulunup başlanamamış bi kitap yakışır...bi battaniye yakışır..güzel bi romantik komedi yakışır....    .ama ıslanan bi kedi yakışmaz kucağı hakederken...aç bi köpek sizin yolunuzu evde gözlemesi gerekirken.......ayağında ayakkabısı olmayan çocuk dünyadaki bütün gülüşleri hakederlerken...evsiz insanlar yaşamamız gereken yerler belliyken...boğazımda bi düğüm bütün bunları düşünürken...
   

   içinde bunca hüznü barındıran yağmur nasıl aynı zamanda nasıl huzur veriyo anlamıyorum...

3 Ekim 2016 Pazartesi

sabah sabah :)

güüünaydınnn :)

çok kısa bi yazı olucak bu :) saabhın ilk ışıklarında yazıyım dedim (gerçi ışıklar ilk diil ama eminim yazdığım saat bi çoğunuza göre karga bokunu yemeden ..hemen yazamadım ziiiraa bulaşık çamaşır ev toplaması köpek sıçırtması tavuk beslemesi gibi işlerim vardı :)
 
 gelelim günün anlam ve önemine 35 yaşlarımda dolandığım ama zekamın bu yaşa asla yetişemediği bu sıralarda (yetişemiyo çünkü çocukla çocuk salakla salak olabiliyorum bazen) ilk beyaz telimle tanıştım dün akşam...emin olamamaktan dolayı sabahı bekledim bu ulvi gün için  :)
       
         babamında saçları çoook çok geç beyazlamış ..akıllarından babanın saçı varmıymış diye geçirenleri duyar gibiyim terbiyesizliğin lüzumu yok :)) instagramda profilimi azıcık karıştırısanız saçlarının bir dönem lepiska gibi hatta omuzlarında olduğunu görebilirsiniz :) demiş ya şebnem gözlerimin etrafındaki çizgiler son birkaç yılda oldu sana bana bize ağlarken  (böyle demiş olduğnu umuyorum ) benimde bu beyaz saç telim son bi kaç yılda yaşadıklarımdan oluştu büyük ihtimalle:) onca canım dediğimi kayıp verdikten ..cümlelerine yenik düştükten...aslında arkadaş kavramının bile herkese yakıştırılmaması gerektiğini öğrendiğimden..dost denilen kişinin hayatımızdaki yerinin senelerle diil başka değerlerle ölçülmesi gerektiğni anladığımdan..bu öğretinin bana sadece tek bi beyaz saç teline diil ruhuma kalbime belkide şişmanlığıma mal olduğunu farketmemden beyazladım artık bende...ben beyazlarken sizleri kararttım ...en önemlisi her seferinde kendimden başka kimseye ihtiyacım olmadığını çünkü düştüğüm yerden beni kaldırmayı bırak beni düşürenin etrafımdakiler olduğunu farkettim...sanıldığı kadar güçlü bi kadın diilim..belkide artık diilim..güçlülük limitim doldu taştı...farkediyorumki artık bende güçsüz olmak istiyorum....güçlü olmak zorunda kalıcağım durumlar yaşamak istemiyorum...kaybettiklerim yeterince canımı acıtırken yenilerine yerim olmadığını farkediyorum...

   bin saç telimi feda ediceğim insanlarım vardı...bi cümleyi benden esirgeyen..bu saatten sonra her beyaz telim benimdir ...:)))  dokunanın alnını karışlarım

2 Ekim 2016 Pazar

pazar pazar.....

dünyanın en güzel pazarı olmayabilir...ama bilen bilir öyle cumartesici cumacı diilimdir ben (cumacı nedir yav cumaya gittim dönücem) .....pazarcıyımdır ben ..(pazarcıyımda bi tuhaf oldu ..seçmece bunlaaar seçmeceeeee:)) ) ....en sevdiğim günüdür pazar haftanın ve bundan mıdır bilmem ama, kötü diye adlandırabiliceem bütün can sıkıcı olaylar pazar günü başıma gelmiştir..yine güzel bi pazara uyandım sayın okuyan :)..güneş ...kuşlar ...deniz kokusu...tavuk boku..kahve kokusu...itlerim ...biberlerim domateslerim...içimde oynak bi mutluluk ... hayra yorasım var ama korkuyorum :))

     .bugünlerde herşey güzel gidiyo.. bebelerimi de yanıma aldığımda tek eksiğim zayıflamak ..bu durumda baya bi zamandır eksik..:))))) .benim kadar diyet yapan ve spor yapan birinin zayıflayamamasının arkasında korkunç ölümcül bi kilo alma hastalığı yatıyodur diye düşünüyorum ... olsun ben bu eksikliğe alıştım beni eksiklerim ve fazlalıklarımla!!! seven ..etimi diil sol göğsümün altında yatanı görebilen....gözümün içindekini dilime dökmeden duyabilen bi adam buldum yada birbirimizi bulduk... zayıflamakta zamanla olur ölmeden bi tur binerim diyor bu konuyu geçiyorum..neyse siz kıçınızı kaşıyın..tahtaya vurun..dilinizi ısırın..bildiğiniz ne kadar batıl inanç hurafe varsa yapın...son zamanlarda güzel şeyler çok nadir oluyo kıymet bilmek lazım...nazarı önlemek lazım...(biliyorum aranızda o kadar iyi olmayan insanlar da var ...taaaa uzak diyarlardan yanımda yada yerimde gözü... pazarımda gözü olanlar...hadi iyisiniz bugün güzel kalktım...aklınızdan geçirdiğinizi başınıza getirsin yukardaki belki iyi düşünmeyi öğrenirsiniz bu sayede haa benim beddualarımda dualarımda tutar tecrübeyle sabittir..çok sık kullanmam çünkü bu hakkımı ben oyuzden yukardaki ciddiye alır beni haberiniz ola )

  bu yazıya başlama sebebim bambaşka bişidi nerelere daaldım...toplamaya yada asıl konuya dönücek olursam bazı insanları seversin.(hahha çok ani bi geçiş e konu değişimi oldu ama napiim benim kafa böle çalışıyo)..sana ne yapmış olurlarsa olsunlar ..seni ne kadar kırmış olurlarsa olsunlar..onlarla kurduğunu düşündüğün bağ..yada paylaştığın şeyler o kadar derindir ki...sonucunda canın çok acımış olsa da..seversin ve hayatında olmayışı (senden yada ondan ötürü) sinirin geçtiğinde canını sıkar..üstelikte haberi bile yokken onu o olduğu için sevdiğinden ..kimsenin yerine koymaya çalışmadığından..ona ayrı bi yer açtığından...en sevdiğinin yareni olduğu için onunla anlaşmadığından..adından sanından kalbinden dilinden saçından sohbetinden ötürü onu sevdiğinden haberi bile yokken.... gelir en ummadığın yerden kırar..sadece ona anlattıklarından...senin sıkıntılarına bire bir şahit olduğu yerden ...sadece onun bildiği bi yerden kırar...hemde öyle bi zaman diliminde kırar ki.....toplanması belki yıllar alır...hani hiç bi kırık düzelmez kalpteki...ama bu kalbin bi parçası tuzla buz olur...o parçanın yeri hep eksik kalıcaktır...ama yinede seversin ....bi yerde kalbine dokunmuştur bi bakışı.. gülüşü ...belki biri için şehrinden vazgeçişi...belkide sevmeyi bilmesi.....özlediğimi farkediyorum kısa zaman dilimlerini....bilmem bu da benim salaklığımdır belki...
   insanlara dair umut taşımayı bırakalı yıllar oldu...bana yapılanları unutmayı pek bilmem..ama çok güzel unutmuş gibi yaparım...yaptığım hatalarımı da unutmama ama!!özürdilemesini de bilirim özür beklediğim kadar...kabul etmemişliğimde vardır dilenen özürleri geç kalınmışlığından..kabul etmeyeni de anlarım oyuzden...
    insanlara dair umut taşımayı bırakalı çook oldu...ama insanız ya sevmeyi bırakamıyoruz yerini özel ayırdıklarımızı...bu da bizim lanetimiz sanırım :)...olsun...bizi insan yapan buysa..ölümümüz bundan olsun............
       

1 Eylül 2016 Perşembe

iyi ki varsın.....

   




                       Saat 21 58...kulağımda demet evgar -ceylan ertem-irem candar -kalben gibi bi yığın güzel kadının sesi....dudaklarımdan çıkan duman gül nane..nargilesiz olmaz tabi :)...farketmeden ..farketmeden..farketmeden...senin olmuşum...diyo tam bu sırada demet evgar...

                  geceyi gündüzden daha çok sevmişimdir hep....bu yüzdendir perdelerimi gündüz de açmayışımın sebebi...gündüz de mutsuz olmayı bildiğimden ..sıkıntıyı sadece geceye yüklemediğimden..gece mutlu olmayı da bilenlerdenim...daha doğrusu mutsuzluğun sadece bi duble rakıya ...bi bardak votkaya ..bi kadeh şaraba diil ..bi bardak çaya. beş adet zeytine..bi kase çorbaya ..kocaman bi kahkahaya bile eşlik ettiğini bildiğimdendir gündüzü geceden ayrı tutamayışım...

         ölse haberi olmıcak insanlara kırıldım hep....daha doğrusu kırılmışım hep....ben bi bakışımdan bi susuşumdan bin cümlemi anlar zannederken...suskunluğumu bile farkedemeyen insanları önemsemişim hayatımda....sonra yokken var olup ...neden artık olamadığını anlattığım zaman yeniden var olmam için hiç çaba sarfetmeyip hemen kabullenen üstelik bunu beni çooook özlediğini söylerken yapan çocukluğumdan kalma insanlar için yıpratmışım zamanında kendimi...bide üstüne giderken hayatımı hiç ummadığım biyerden yeniden alt üst eden ve bundan haberi bile olmayan...kırgınlığımı bin kat arttırmış insanlara kırılmışım....(sakin sade böyle en iyisi ...demli dingin boş inanki ötesi...kim ..söyle kim yazılanı silebilir ki...diyo sertab  yazdıklarıma eşlik ederken)

   hayatımda herşeyi doğru yaptım ben diyemem...en basiti cümlelerim devrik benim..yazım hatalarım var..söylediğim gibi yazmayı seviyorum....hem zaten kim diyebilir ki...sütten çıkmış ak kaşık diiliz hiç birimiz..ama önemli olan çıktığın sütü temiz bırakmak diil mi zaten.... canım dediğini canın yapmak..dostum dediğini öyle bırakmak...sevgilerimizi zaman aşımına uğratmamak...bugün bütün bi gün aklımı kurcalayan nazımın yazdığı cümle gibi zamana bırakmak diil zamanla bırakmamak ...zamanın belki de bize bıraktığını düşünüp... hatırlamak ..savaşmak..zamanında sahip olduğun kahkahaları ..mutlu anları...mutsuz anları..onca yaşanmış anıyı böyle tek başına hatırlamak yerine..birlikte bi kahve eşliğinde ..bi yudum rakıda ..gülerek ..ağlayarak birlikte hatırlamak yeniden yenilerini yazmak için zamana bırakmamak  ...bu yüzdendir yakınımda sandığım insanları canım dediğim ..annem babam ailem yaptığım insanları hayatımdan çıkartmamak adına kendimi kırmalarım..kendimi parçalamalarım...iyi günlerinde o fotoğraf karesinde olmama raamen kötü günlerinde bi telefonla yanlarına koşmalarım...gözlerindeki mutsuzluğu onlar söylemeden anlamalarım..onca kırgınlığımı..acımı.. tek başıma iyileştirmeye çalışırken...o mutlu fotoğraftaki kimse onların yaralarına bandaj olamadığından..olmııcağından...yada olmak istemiceenden...sessizliklerindeki cümleleri anlamalarım ve onlar için bişiler yapmaya çalışmalarım...

     İŞTE BUNCA KIRGINLIKTANDIR İNSANSIZLIĞIM.....

 sizin antisosyal  olarak nitelendirdiğiniz ama benim bilerek seçtiğim.....siz beni daha fazla kırmayın...siz beni daha fazla incitmeyin ...siz beni daha fazla ..fazla..fazla...................işte bu yüzdendir benim yalnızlığım....bu yüzdendir hayatımdaki bi iki dosdoğru dosta yer açmalarım...onların fotoğraflarında yer almalarım...varlığına şükretmelerim...

     ben artık biliyorum ...insana kendinden başka kimseden fayda yok....bu yüzden diyorum ki iyiki varsın içimdeki çocuk zep...iyiki her sabah mutlu ve enerjik uyanıp günümü güzel ve mutlu geçirmeme sebep oluyosun..iyiki en kötü zamanlarımda bile bi salaklık yapıp bi cümlenle bi düşüncenle beni güldürmeyi başarıyosun..iyiki bukadar güçlüsün..biliyorum ki ağlasan da tepinsen de sen sana yetersin.. tepinmelerin birlikte mutlu olmak adına sevdiklerinle...iyiki ufacık şeylerden mutlu olmayı biliyosun..bi avuç toprak..bi iki tahta parçası..gökyüzüne  bakmak seni mutlu edebiliyo...iyiki onca büyüdüm demelerine ramen bi yerlerde içindeki çocuğu korumayı başarmışın...seni çook ama çok seviyorum!!!!!!

 

26 Ağustos 2016 Cuma

Mutlu sonlardan vazgeçtik :)

Bir insani sevmekle başlayacak herşey
Dünyayı güzellik kurtaracak                      

                Zülfü livaneli


  Bi insanı sevmekle mi baslicak hersey...yoksa o insana guvenmekle mi....sevgi biseylerin basi mi...yoksa icinde barindirdiklariyla bi kuyunun dibi mi...o kuyudan tek basina çıkılır mı...yoksa sevdiğinin eli sana uzanır mı....o el seni defalarca kuyuya bırakır mı...yoksa o kuyuya toprak atıp seni düzlükte yaşatir mi...bir söz yarana merhemken o kelime senden saklanır mı...yoksa o yara bidaha hic acilmaz bi buseyle kapanır mi...senin canını yakan onun da canını yakar mı...yoksa senin acına uzaktan bakar mı.....
      Böyle uzar gider bu tekerleme....ama biliyorum ki bi insani sevmekle baslasa bile hersey ...sadece sevmek yetmio gunumuzde....
         Biliyo musunuz bazen bi masal kahramanı olmak istiyorum...prensi icin ayaklarından vazgecen deniz kızı mesela..yada prensin onu bulmak icin onca dikenli yolları astığı uyuyan guzel...hmmm butun cirkinligine ragmen canavarın icindeki guzelliği goren bell  de olur....bazılarınizın sisman premses olmaz diye çirkinleştiğinizi duyar gibiyim ama biliyorum ki her zayıftan da prenses olmuyo :) zaten ne prensesliği günümüzde henüz insan olunamıyo...
      Cok karisti cumleler en son mantikli ne yazmistim hah! "Bi insani sevmekle baslasa bile hersey sadece sevmek mutlu olmaya yetmio" sevgi de degisti cunku...herseyle ve herkesle birlikte...
        Biz mutlu sonlar aramiyoruz artik inanın....o cikilan yolun varicagi noktaya giden yolda huzur ariyoruz...guven arıyoruz...bizim sac telimiz kırilsa uzulen eski zaman adamlarından vazgeceli cok oldu biz...canımizi yakan seyleri gorup bilip umursayan adamlar arıyoruz....yaralarımıza üflenmesinden vazgeçtik biz..kimse sarmalasın istemiyoruz...yeterki kanatmayın ....mutlu sonlardan vazgectik biz..büyüdük...el ele mutlu huzurlu guvenle yurumek istiyoruz biz sonunun nereye cikicani bilmedigimiz o yolda..hayal kurmaktan masallardan..sonsuza dek mutlu yasamaktan vazgectik biz...
       Biz mutlu sonlardan vazgectik...artik guvendesiniz :)  huzurla yolumuzda yuruyebilir miyiz.....

23 Ağustos 2016 Salı

anlayana....anlasana!!!

Uzunca bi zaman önce bi yazımda  ...''sizinki gibi dil bilgisi kurallarım yok benim hani burun kıvırdıklarınızdanım de'm da'm ayrılmaz çoğu zaman ama daha başka kurallarım var benim...sizin bilmediklerinizden..ayrıca acının dil bilgisi mi olurmuş '' diyivermişim birden...nede güzel demişim...deyi dayı ayırmıyorum ben yazarken cogunlukla ...ayırıcak gücüm olmuyo yada çok mutlu oluyorum onu düşünücek halim olmuyo heycandan...kediyi kopektende ayırmıyorum ben bi böcei öldürmek zorunda kaldığımda da(çok afilli ayırdım da yı) üzülüyorum..bırakamadıgım hayvansal gıdaları yedığımdede... işte ben insanı da insandan ayırmak istemiyorum da..olmuyo öle herzaman..olamıyo....keşke olsa....yazı yazmakta bişi yokta onu okuyanların yazının hangi kısmının onu ilgilendirip hangi kısmının onu ilgilendirmediğini kavraması kavrayamaması üstüne bide algıda seçici ve sıçıcı olması herşeyi karştırıyo...bi rüzgar esiyo ve sonucuna ben bile şaşırtıyo...asla olmaz dediğim şeyler nasıl oluyoda hep beni buluyo...


                     etle tırnak ayrılır mı hiç demeyin sakın...ayrılıyomuş..onca fırtınaya kasırgaya direnen ...onca deprem atlatan....geçirdiği her sınavdan başarıyla çıkan o et ve tırnak bi lodosa yeniliyomuş...çok ama çok şey yazabilirim tırnak için ...çok....koparcasına ardına bakmadan eti hiç kimseymiş gibi geride bıraktı diye...ama işte bazen yazsanda fayda etmiyo...kırılan kırılıyo..kopan kopuyo...sen sen olmaktan çıkıyosun her zorlukta ardında durduğun tırnağın ilk fırsatta senden ayrılmasından dolayı...

bunca kırgınlık geçer mi bilmiyorum...geçerse ne zaman geçer...nasıl geçer....izi kalırmı..birileri farkına varıp bişiler yapar mı...zamanı geri alırmı..hatayı anlar mı...cevabını bilmediğim sorularım var yine....belkide cevabını bildiğim ama duymaktan korktuğum...ama bildiğim bişi var artık  onca kelime boşaymış onca sevgi onca ağlama onca acısını acım yaptığım zamanlar insanlar....bu  cümleleri okurken aradan seçilicek olumsuz kelimeler diil altında yatanın ''''korkunç bi acı..korkunç bi üzüntü..korkunç bi hayal kırıklığı ve korkunç biz özlem olduğunu'''' anlayan insanlar olsun istiyorum hayatımda.....canım dediğinde kelimenin ciddiyetini kavrayan...iyiki varsın dediklerini bi anda yok etmeyen.....hiç etmeyen insanlar istiyorum...ama olmadığını artık çok iyi biliyorum...biliyorum çünkü ben bu yaşananlara tek başıma üzülüyorum...bu soğukluğa bu yabancılığa..bu bizim hayatımızda hiç olmaz dediğim ama şuanda maruz kaldığım herşeye...ee ozaman geçmişin şerefine!!!