6 Ekim 2016 Perşembe

yagmur.....




yagmura en çok yazı yazmak yakışır...nefes almak yakışır...bi parça konyaklı kahve yakışır..likörlü bi çukulata yakışır..sevgilin yakışır...elleri yakışır...uyuyuşunu izlemek yakışır...yemyeşil yapraklar yakışır..salonda uyuduğunu bildiğin bi dost yakışır..köşede okunmayı bekleyen ama bi türlü vakit bulunup başlanamamış bi kitap yakışır...bi battaniye yakışır..güzel bi romantik komedi yakışır....    .ama ıslanan bi kedi yakışmaz kucağı hakederken...aç bi köpek sizin yolunuzu evde gözlemesi gerekirken.......ayağında ayakkabısı olmayan çocuk dünyadaki bütün gülüşleri hakederlerken...evsiz insanlar yaşamamız gereken yerler belliyken...boğazımda bi düğüm bütün bunları düşünürken...
   

   içinde bunca hüznü barındıran yağmur nasıl aynı zamanda nasıl huzur veriyo anlamıyorum...

3 Ekim 2016 Pazartesi

sabah sabah :)

güüünaydınnn :)

çok kısa bi yazı olucak bu :) saabhın ilk ışıklarında yazıyım dedim (gerçi ışıklar ilk diil ama eminim yazdığım saat bi çoğunuza göre karga bokunu yemeden ..hemen yazamadım ziiiraa bulaşık çamaşır ev toplaması köpek sıçırtması tavuk beslemesi gibi işlerim vardı :)
 
 gelelim günün anlam ve önemine 35 yaşlarımda dolandığım ama zekamın bu yaşa asla yetişemediği bu sıralarda (yetişemiyo çünkü çocukla çocuk salakla salak olabiliyorum bazen) ilk beyaz telimle tanıştım dün akşam...emin olamamaktan dolayı sabahı bekledim bu ulvi gün için  :)
       
         babamında saçları çoook çok geç beyazlamış ..akıllarından babanın saçı varmıymış diye geçirenleri duyar gibiyim terbiyesizliğin lüzumu yok :)) instagramda profilimi azıcık karıştırısanız saçlarının bir dönem lepiska gibi hatta omuzlarında olduğunu görebilirsiniz :) demiş ya şebnem gözlerimin etrafındaki çizgiler son birkaç yılda oldu sana bana bize ağlarken  (böyle demiş olduğnu umuyorum ) benimde bu beyaz saç telim son bi kaç yılda yaşadıklarımdan oluştu büyük ihtimalle:) onca canım dediğimi kayıp verdikten ..cümlelerine yenik düştükten...aslında arkadaş kavramının bile herkese yakıştırılmaması gerektiğini öğrendiğimden..dost denilen kişinin hayatımızdaki yerinin senelerle diil başka değerlerle ölçülmesi gerektiğni anladığımdan..bu öğretinin bana sadece tek bi beyaz saç teline diil ruhuma kalbime belkide şişmanlığıma mal olduğunu farketmemden beyazladım artık bende...ben beyazlarken sizleri kararttım ...en önemlisi her seferinde kendimden başka kimseye ihtiyacım olmadığını çünkü düştüğüm yerden beni kaldırmayı bırak beni düşürenin etrafımdakiler olduğunu farkettim...sanıldığı kadar güçlü bi kadın diilim..belkide artık diilim..güçlülük limitim doldu taştı...farkediyorumki artık bende güçsüz olmak istiyorum....güçlü olmak zorunda kalıcağım durumlar yaşamak istemiyorum...kaybettiklerim yeterince canımı acıtırken yenilerine yerim olmadığını farkediyorum...

   bin saç telimi feda ediceğim insanlarım vardı...bi cümleyi benden esirgeyen..bu saatten sonra her beyaz telim benimdir ...:)))  dokunanın alnını karışlarım

2 Ekim 2016 Pazar

pazar pazar.....

dünyanın en güzel pazarı olmayabilir...ama bilen bilir öyle cumartesici cumacı diilimdir ben (cumacı nedir yav cumaya gittim dönücem) .....pazarcıyımdır ben ..(pazarcıyımda bi tuhaf oldu ..seçmece bunlaaar seçmeceeeee:)) ) ....en sevdiğim günüdür pazar haftanın ve bundan mıdır bilmem ama, kötü diye adlandırabiliceem bütün can sıkıcı olaylar pazar günü başıma gelmiştir..yine güzel bi pazara uyandım sayın okuyan :)..güneş ...kuşlar ...deniz kokusu...tavuk boku..kahve kokusu...itlerim ...biberlerim domateslerim...içimde oynak bi mutluluk ... hayra yorasım var ama korkuyorum :))

     .bugünlerde herşey güzel gidiyo.. bebelerimi de yanıma aldığımda tek eksiğim zayıflamak ..bu durumda baya bi zamandır eksik..:))))) .benim kadar diyet yapan ve spor yapan birinin zayıflayamamasının arkasında korkunç ölümcül bi kilo alma hastalığı yatıyodur diye düşünüyorum ... olsun ben bu eksikliğe alıştım beni eksiklerim ve fazlalıklarımla!!! seven ..etimi diil sol göğsümün altında yatanı görebilen....gözümün içindekini dilime dökmeden duyabilen bi adam buldum yada birbirimizi bulduk... zayıflamakta zamanla olur ölmeden bi tur binerim diyor bu konuyu geçiyorum..neyse siz kıçınızı kaşıyın..tahtaya vurun..dilinizi ısırın..bildiğiniz ne kadar batıl inanç hurafe varsa yapın...son zamanlarda güzel şeyler çok nadir oluyo kıymet bilmek lazım...nazarı önlemek lazım...(biliyorum aranızda o kadar iyi olmayan insanlar da var ...taaaa uzak diyarlardan yanımda yada yerimde gözü... pazarımda gözü olanlar...hadi iyisiniz bugün güzel kalktım...aklınızdan geçirdiğinizi başınıza getirsin yukardaki belki iyi düşünmeyi öğrenirsiniz bu sayede haa benim beddualarımda dualarımda tutar tecrübeyle sabittir..çok sık kullanmam çünkü bu hakkımı ben oyuzden yukardaki ciddiye alır beni haberiniz ola )

  bu yazıya başlama sebebim bambaşka bişidi nerelere daaldım...toplamaya yada asıl konuya dönücek olursam bazı insanları seversin.(hahha çok ani bi geçiş e konu değişimi oldu ama napiim benim kafa böle çalışıyo)..sana ne yapmış olurlarsa olsunlar ..seni ne kadar kırmış olurlarsa olsunlar..onlarla kurduğunu düşündüğün bağ..yada paylaştığın şeyler o kadar derindir ki...sonucunda canın çok acımış olsa da..seversin ve hayatında olmayışı (senden yada ondan ötürü) sinirin geçtiğinde canını sıkar..üstelikte haberi bile yokken onu o olduğu için sevdiğinden ..kimsenin yerine koymaya çalışmadığından..ona ayrı bi yer açtığından...en sevdiğinin yareni olduğu için onunla anlaşmadığından..adından sanından kalbinden dilinden saçından sohbetinden ötürü onu sevdiğinden haberi bile yokken.... gelir en ummadığın yerden kırar..sadece ona anlattıklarından...senin sıkıntılarına bire bir şahit olduğu yerden ...sadece onun bildiği bi yerden kırar...hemde öyle bi zaman diliminde kırar ki.....toplanması belki yıllar alır...hani hiç bi kırık düzelmez kalpteki...ama bu kalbin bi parçası tuzla buz olur...o parçanın yeri hep eksik kalıcaktır...ama yinede seversin ....bi yerde kalbine dokunmuştur bi bakışı.. gülüşü ...belki biri için şehrinden vazgeçişi...belkide sevmeyi bilmesi.....özlediğimi farkediyorum kısa zaman dilimlerini....bilmem bu da benim salaklığımdır belki...
   insanlara dair umut taşımayı bırakalı yıllar oldu...bana yapılanları unutmayı pek bilmem..ama çok güzel unutmuş gibi yaparım...yaptığım hatalarımı da unutmama ama!!özürdilemesini de bilirim özür beklediğim kadar...kabul etmemişliğimde vardır dilenen özürleri geç kalınmışlığından..kabul etmeyeni de anlarım oyuzden...
    insanlara dair umut taşımayı bırakalı çook oldu...ama insanız ya sevmeyi bırakamıyoruz yerini özel ayırdıklarımızı...bu da bizim lanetimiz sanırım :)...olsun...bizi insan yapan buysa..ölümümüz bundan olsun............