25 Kasım 2022 Cuma

myriam alter - it's all there dinleyerek yazılmıştır.......

 ben kimseye benzemiyorum bunu biliyorum...kalbim kimsenin kalbine benzemiyo...bunu hep biliyodum da artık eminim..simdi siz diceksiniz ki kimsenin kalbi kimseye benzemiyo ....hayır tabii ki benzemiyo ama yakınından yöresinden geçiyo...suyundan içiyo...gölgesinde dinleniyo....benim kalbim zamanının çok gerisinde...üstelikte tek başına kalmış ve gelmiş gibi bu günlere ...hani denir ya yukardaki sizi size benzeyene saklar diye...niye yasadıgım ya da yasamaya calıştığım ilişkilerin sonunda büyük kırgınlıklarla tek başıma kaldığımı artık daha iyi anlıyorum :) benim kalbim sizinkine benzemiyo..haliyle yukardaki de beni birilerine saklayamıyo.. biraz ruhumu.. biraz kalbimi.. biraz da benden geri kalanları oyuncak ediyo kendıne sözde kendince beni avuturken :))))))benim kalbim sizinkine benzemiyo...inandıklarım sizinkilerle aynı diil...yeni bi bakış açısına sahip diilim....eskiyim biraz ben ve o bakış açısının bakış aşısı henüz bulunmadı sanırım ...bulunsa olurdum biliyorum..bunca yalnız kalmamak yalnız hissetmemek için...kaldığım yerden daha kolay devam edebilmek için.....ama bulunmadı ..degişime ayak uyduramıyorum...bunca hız beni boğuyo..aslında en cok buna üzülüyorum sanırım ..güvenli alanının koltugunda kendıne.. bazen derdine.. bazen kedine sarılmak olmasına...bi insana sarılmanın güvende hissettirme anının gecici olmasına...dedim ya biraz eskiyim.... cok yeni görünüyorum biliyorum :) saclarım kazınmıs ..üff yeni kısalttım daha da havalı daha da özgüvenlı görünüyorum :) piercingler ve dövmeler cabası ...kendimi saklamak için yaptığım makyajdan bahsetmicem hani zaman zaman adına savas boyası dediim..kırmızı rujumu sürüp sözde dünyayı karşıma aldığım...herkes gibi olabilmeyi çok isterdim ama hiç bilmediğim haliyle bile hep hatırlamak isticemi bildiğim..emin olduğum bi duygunun dövmesini enseme yaptırıcak kadar deliyim (hayır aslında deli diilim hissettiklerimden eminim ...kendini tanımak ne büyük hediye ve bi yandan da olucakları önceden bildiğin için ne büyük lanet aslında ....insanları tanımakta öyle )

     ben kimseye benzemiyorum bunu biliyorum...ve bunu seviyorum beni yorsada zaman zaman...bi iki saate savas boyalarımı sürücem ve sarılmak ve dans etmek için gidicem tangoya...bu defa ben anlatıcam sarıldıklarım dinlicek...çünkü ben..........hala..........kimseye...........benzemiyorum ;)

13 Ekim 2022 Perşembe

dünyadan marsa.......beni unutma....

 her şeyi hatırlıyorum..fil hafızalıyım çünkü ben...senin aksine her ince detayı... seninle ilgili... benimle ilgili... bizimle ilgili...biz...şimdi ne kadar uzak bi biz...öylesine isterdim ki unutabilen biri olabilmeyi ...öyle biri olsaydım mesela kara marsığımı son defa gerçekten bana bakarken gördüğüm son günün birinci yılı olduğunu unuturdum...eve döndüğümde kriz geçirmiş halde bana bakan caresiz yorgun gözlerini de unuturdum mesela...onca ağırken damacana gibi o son gün kollarıma alıp arabaya tasırken ya da onu topragına götürürken ki hafifliğini de unutmayı isterdim...14 ü sabahı saat dokuzda veterinerden güzel bi haber duymıcamızı bile bile umutla kapısını açarken bugun uyutalım  cümlesiyle işe gittiğimizi de unutabilmeliydim ya olmadı işte....sen tarihi bile hatırlamazken..her seyi unuttugun gibi...ben de senin dönüştüğün o herkese dönüşebilmeyi çok isterdim...hande mehan çalıyodu veterinerde ne saçma di mi..sen bunu da unutmuşundur kesin...ben bi daha dinleyemedim o şarkıyı....-ben seni unutmam...unutmam...sen beni güzel hatırla...zaman ilaç derler ya..ellerin neden uzak hala...- neden böyle seyler calar ki veterinerler....

           oğluşum...beyni hiç yok ama kalbi kocamanım..aklımda binbir halin var deli dolu anana benzeyen....o 32 kilo halinle kucak isteyen :.)...ve ananın sana asla hayır diyemiceni bildiğin için kaniş edasıyla ustune tüneyen...o lanet okuduğum hafızama kayıtlı kokun mesela...canın yandığında burnunun ucuyla uykumdan uyandırırken beni yüzüme vuran nefesin hala aklımda....her işe gittiğimizde ağlayan sesin ..bizi kapıda her gördüğünde sanki yıllardır görmüyomuscasına sevincin...gizli gizli yataga çıkıp koynuma girişlerin...aşa in mars cümlesini duymamak için havadayken horlamaya başlama numaraların aklımda...silinmesin de asla...sen gittin diye mi değiti her şey..her şey değiştiği için mi gittin bilmiyorum...ama iyi ki tanıştık...koklaştık...iyi
ki hem denize girmek isteyip hem de korktugun için yüzmeyle çırpınma arası hareketlerinle süzülerek bana sarıldın suda...ozledim seni....seninle birlikte giden her şeyi.....oralarda iyi ol emi...



22 Nisan 2022 Cuma

ah güneş.....

 



 bomboş bi kumsalda...güneşin altında... eskimiş...unutulmuş..tahtaları çürümüş..güneşten kavrulmuş bi kayığın parçası gibiyim şimdi...ona gözü gibi bakan kayıkçının zamanla gözünü kaçırması sonucu yıpranmış..kendini inançla güneşin ateşinden koruyabiliceeni sanan ..ama o ateşten kaçmak isterken bi yandan da doğuşuna ve batışına şahit olmaktan kendini alamadığı...parçaları zaman içinde oraya buraya dağılmış 41 yıllık bi kayık....kayıkçısını bekleyen yorgun bi kayık...

         kayboldum ben..yine.. yeniden....en son 2018 de kaybolmuştum...sonra bulundum....ama tamir edilemedim..sadece bulundum....ve bu kayboluşlarda ben hiç kendimi bulamadım....asla sobeleyen de olamadım...oylesıne bulunmak istiyorum ki saklanamadım...kendimi koruyabilen biri zaten hiç olmadım..olamadım...ama sevdiğim ..önemsediğim insanların en ufak acısı sanki agrı dagıydı ....kendime hiç acımadım.....kayboldum..tuzlu suyun yıprattığı tahtalarım ıskeletımı parcalıyo şimdi...bu tuz denize ait diil...denizin olsa ıyıleşirdim belki...ıyıleşemedim...iyileşmekten de bi o kadar uzağim..bi o kadar korkağım...ve ben artık zamana ınanmayanlardanım...